Kürtaja Dair Dünyevi Kuramsal Bir Çerçeve: Kadının İradesini Merkeze Alan Özgürlükçü ve Eşitlikçi Bir Perspektif

Kürtaja Özgürlükçü ve Eşitlikçi Bir Bakış

Advertisements

2 responses to “Kürtaja Dair Dünyevi Kuramsal Bir Çerçeve: Kadının İradesini Merkeze Alan Özgürlükçü ve Eşitlikçi Bir Perspektif

  1. Doğan hocam merhabalar,

    Makelenizi okurken geçen yıl “Aydınlanma ve Din” seminerlerinde konuştuğumuz oryantalizm konusu yeniden aklıma geldi. Anımsarsanız geçen Haziran ayında okulunuzda (…) bir öğle yemeğinde de aynı konuya devam etmiştik.

    Özgürlükçü ve dünyevi bir anlayışın İslam dünyasındaki – özellikle Türkiye üzerinden – karşılıksızlığı üzerine size bir kısa konuşma göndermek istedim. Yıldız Teknik Üniversitesi’nde felsefe profesörü olan bir zat konuşmacı. Muhakkak ilginizi çekeceğini düşünüyorum. Tesadüf bu ya! hem yazınızı hem de bu kısa konuşmayı aynı gün değerlendirme fırsatım oldu.

    Sevgiler,

    Özgür Emrah

    • Özgür merhaba,
      notun için çok teşekkür ederim. Evet seninle tanıştığıma çok memnun oldum. Yazıya ilgine de çok teşekkür ederim. Konuşan çok. Düşünen az. Düşünerek konuşan hemen hiç yok gibi. Kaba rasyonelite tanımlarıyla kurulan “Doğu-Batı” karşıtlığı kimseyi bir yere götüremez. Türkiye’de malum çevrelerce “Rasyonalite” olarak adlandırılarak şey, Aydınlanmacı düşüncedir. Bu düşünce, rasyonel, yani akıllı düşünmenin ne olduğunu araştıran bir düşünümdür. Bu düşüncenin İslam’a aykırı olduğunu ileri sürmek ne demektir? Bu, İslam’ın akıllı düşünceye aykırı olduğunu söylemek anlamına mı geliyor?
      Aydınlanmacı düşünce dünyayı mitosçu anlayışa dayalı olarak açıklamak isteyen her düşünce tipine aykırıdır. Bu bakımdan Aydınlanmcı düşünce Hıristiyani düşünceye de aykırıdır. (Fakat Aydınlanamcı düşünce din düşmanı ve inanç düşmanı değildir.) Şu an papalık yapan kişinin göreve geldikten sonra yaptığı konuşmalara bakılabilir bu konuda. Rasyonalitenin İslama aykırı olduğunu söylemek, onun doğru mu yoksa yanlış mı olduğunu söylemek anlamına gelmiyor. Elbette insanlığın 18. yüzyıla ait düşünme biçiminin birçok sorunu vardır. Bu sorunlara parmak basmak yeni bir şey değildir ve Hegel ile de başlamaz. Aydınlanmacı düşüncenin kendi içinde işleyen yığınla farklı bir öz eleştirel mekanizması da vardır ve bunlar bugün yapılan birçok eleştiri çabasından çok daha niteliklidir. Bu nedenle eğer Aydınlanmacı düşünce eleştirilecekse, bunu aklın ilkelerine başvurarak, onun doğru ve yanlışlarının ve bugün tarihsel olarak artık aşılmış olanın ne olduğunu ortaya koyarak bir gelecek perspektifiyle yapmak gerekir. Görebildiğim kadarıyla İslamcı gelenekten gelen rasyonelite eleştirmenlerinin bir gelecek perspektifi yoktur. Aynı şey Aydınlanmacılık eleştirmeni Benedict XVI için de geçerlidir. Ayrıca bugün artık iyice bildiğimiz gibi İslam’ın da tek bir yorumu yoktur. Bu gelenekten gelip de İslami düşünceyi Aydınlanmacı düşünceye açmaya çalışan yığınla çaba vardır.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s